SAY’GI ÜZERİNE - 3 Şubat 2010

Evren’deki sevgi enerjisi üzerine çok yazıldı çok konuşuldu da.. Evrenin temel yasası ‘Saygı’ üzerine sanki çok az laf ettik gibi geliyor. Saygı… yani kelimenin kökü ‘say’mak… varsaymak. O kadar önemli ki.

Saygıyı hep büyüklerin önünde bacak bacak üzerine atılmaz, sigara içilmez vs. lerden ibaret gören sözde saygıdan değil ‘varsaymaktan’ bahsetmek istiyorum. Yok saymamaktan..

Dikkat ederseniz birisine yapabileceğiniz en büyük saygısızlık onu yok saymaktır. Çocuklar kendilerinin fikrinin sorulmamasına kızarlar. Öğrenciler öğretmenlerinin sadece belirli çocuklara hitaben ders anlatmasından şikayet ederler. Eşler aileyi ilgilendiren önemli kararlarda kendilerine danışılmamasına öfkelenirler. Yaşlılar artık fikirlerinin alınmamasına tepki verirler.

Yani ortak payda…beni görün, beni fark edin, beni duyun… beni sayın… varsayın’dır. Sadece insanlar için değil tüm evrensel sistem için bu geçerli. Problemlerimiz de farklı değil. Yok saydığımız problemlerimiz varlıklarını ispat edebilmek için önce küçük dokunuşlar yapar. Yok saydıkça dokunuşlar artar, güçlenir, şiddetlenir.

Yani saymadığımız, yok saydığımız her şey kendisini varsaydırabilmek için her şekle, her kılığa girer, her maskeyi takar, her yola başvurur. Hastalıklar da böyle, ilişkiler de, dostluklar da, aşklar da… Evren’deki saygı; olduğu şekilde kabul etmek, dışlamamak esasına dayanıyor. Bu anlamda en küçük yapı birimi atom, bize zaten evrensel saygının dersini çok güzel veriyor.

Denir ki; evrendeki saygı (aynı zamanda sevgi) atomun içindeki proton ve elektronun birbirlerine karşı duruşlarıdır. Ne proton elektronun yörüngesine yeltenir, ne de elektron protonun konumuna. Birbirleriyle eşsiz bir uyum içinde sonsuza kadar var olabilirler.

Biz insanlar atomu örnek alabilsek, ilişkilerimizde proton ve elektron gibi davranabilsek uyumu düşünebiliyor musunuz?

Karşımızdaki kişinin durduğu yere saygı duymak yerine, sesi nasılsa çıkmıyor diye bir adım daha attığımız sürece, elektron yörüngesine girmeye çalıştığımız sürece ya da nötronu illa kendi yörüngemize çekmeye çalıştığımız sürece daha çok şikayet ederiz ilişkilerden, öğretmenimizden, eşimizden, dostumuzdan.
Say’gı…

Sevginin esası, özü..


Dt.Turgay Köyağasıoğlu